DERNEĞİMİZ

  • Kuruluş
  • Yönetim
  • Amaç
  • Adres - Telefon
  • Faaliyetler
  • KÖYÜMÜZ

  • Tanıtım
  • Eserler - Gezi Yerleri
  • Başpınar Köprüsü
  • Ulaşım
  • Resimler
  • Yazılar - Şiirler
  • HABERLER-DUYURULAR

    Web sitemiz hizmete açılmıştır
    .........................................................
    Kısa Mesaj Servisi Hizmetinize Girmiştir.
    .........................................................
    Web sitesinden isteklerinizi bize ulaştırın.
    .........................................................
    Kısa Mesaj Servisi Hizmetinize Girmiştir.
    .........................................................
    Web sitemiz hizmete açılmıştır
    BAŞPINAR KÖPRÜSÜ

    Zamanın Malatya Valisi merhum Nevzat Tandoğan Kemaliye'yi Başpınar'a bağlayacak
    bir yol yapımını gündeme getirmiş, 1927 yılında Pakkaşlar mevkiinde bilfiil çalışmalara
    geçilmiş ise de neticeye varılamamış, ancak çalışma yapılan yerlerdeki yol izleri halen
    hatıra olarak kalmıştır.
    Yıllar geçtikçe yol ve köprü ihtiyacını benimseyen halkımız, derneği ile, zamanın yöre gazetesi olarak çıkartılan Körçeşme gazetesi ile, muhtarları ile azimli çalışmalarını sürdürerek, zamanın milletvekili sayın Sadık Perinçek'in de samimi yardımları ile,
    güzergah olarak Pakkaşlar mevkiinde 1957 yılında bir yol yaptırmayı ve
    kayıkbaşına bir köprü yaptırmayı başarmıştır.
    Başpınar ve çevresi, bu köprüyle ulaşımı sağlamış ve o günkü koşullarda tüm ihtiyaçlarını
    karşılayarak yaşamlarını sürdürmüştür.
    1966 yılına gelindiğinde Keban barajının yapımı gündeme gelir.İşte yine başa dönülecek kaygısıyla Başpınarlı,derneği ve muhtarlığı ile araştırmalara hemen başlamış ve devlet nezdinde ki temaslarını sürdürmüştür.
    Sonuç köprümüz su altında kalacak, yolumuzda işlemez olacaktır.
    Böylece Başpınar ve çevresi gene çıkmaza girmiştir.
    Bu nedenle yöre halkı yeniden yol ve köprü yapımı için hummalı bir çalışmaya girişecektir.
    Keban barajı göllenme sahasına giren köprümüz 1974 yılında su altında kaldı.

     

    arşiv(Y.Z.Ademhan saygıyla anarız).

    ‘’ROMAN DEĞİL GERÇEK’’

    ‘’Yapılmaz...Yapılamaz...
    Boş yere uğraşıyorsunuz!’’
    Diyenlere ithaf olunur.

    *Başpınar Bucağı ve köylerinin çok kalabalık olduğu zamanlar da,gurbete gidebilmenin
    tek yoluYeşilyamaç köyü tahta köprüsü idi.Halk,dağ yollarını binbir zorlukla aşarak bu köprüyü yahut ilkel bir kayığı kullanır ve bu suretle Kemaliye tarafına geçebilirdi.
    Ancak,özellikle suyun çok bol olduğu zamanlarda çilekeş insanlarımız çaresizlik içinde kıvranırlardı.
    Azgın Fırat üzerinde kendilerine geçit arayan ve bu yolda hayatlarını kaybeden insan sayısı hiç de azımsanacak gibi değildir.

    *Başpınar ötegeçe ve çaltılı mevkinde 1954 yılında başlayan köprü yaptırma çalışmaları 1957 yılında sonuçlanmış,Başpınar ve Köyleri yapılan bu köprü sayesinde oldukça rahatlamışlar ve ulaşım sorunlarını büyük ölçüde çözmüşlerdi.

    mta

    *Yöre halkının ulaşım konusundaki bu rahatlığı pek uzun sürmedi.1966 yılında Keban Barajı’nın yapılması devletin gündemine geldi.Kalkınmamızda önemli bir rol oynayacak olan bu barajın yapılması gündeme alınırken,su altında kalacak olan yol ve köprülerin yenilerinin yapılması gerekliliği üzerinde duruldu.
    Bu konuda devlet tarafından mühendisler görevlendirilerek çalışmalar başlatıldı.

    *1966 yılının güz aylarında bir mühendis etüt için Karayolları adına geldiğini anlatarak Başpınar’a çıka geldi.Bu kişi yoluna devamla Kemaliye’ye vardı ve su altında kalacak olan köprümüz hakkında görüşlerini rapor etti.
    Raporunda ne yazdığı hiçbir zaman öğrenilemedi.
    Ancak olumlu şeyler yazmadığı köprünün çileli mücadele adımlarında yaşanıldı.

    *Başpınar muhtarlığına kısa süre sonra ulaşım için hangi güzergahı tercih ettikleri soruldu.
    Muhtarlık ve Derneğin ortak kararı ile ulaşımın Kemaliye tarafından yapılması belirlenerek
    cevaplandı.
    Ancak Keban Barajı Koordinasyon Kurulu bu görüşü yerinde bulmayarak,ulaşımın
    Çemişgezek üzerinden yapılması yolunda karar aldı.Karar çok zorlu ve uzun bir yol güzergahı öneriyordu.Bu kararın alınması  ile halk uyandı,işin ciddiyeti kavrandı.
    Ulaşımın kesinlikle köprü yolu ile ve Kemaliye üzerinden yapılması yolunda çabalar başladı.
    Ancak iş işten geçmiş Başpınar-Çemişgezek Karayolu çalışmaları başlatılmıştı.

    *Yol kararının kesinleşmesine rağmen Başpınar ve Köylerinin kurmuş oldukları tüm dernekler harekete geçerek çare düşünmeye başladılar.İlk kez Nisan 1967 tarihinde
    toplantı yapılır ve bir heyet oluşturulur.İlk iş olarak T.C.Karayolları(TCK)Elazığ 8.ci Bölgeden yardım istenmesi,yeni köprü yerinin ve bedelinin tespiti karara bağlanır.
    Yapılan girişimler sonucu tatmin edici cevap alınamaz.
    Özel yaptırılan köprü projesi ve maliyet de Karayollarınca benimsenmez.

    *Daha köklü uğraş vermek amacıyla 1969 yılında Keban Barajı Göllenme Sahasında Kalan
    Başpınar Bucağı ve Köyleri Yol ve Köprü Yaptırma Derneği Av.Ali Durbin başkanlığında kuruldu. Kuruluşla birlikte para bulma ve projeyi ilgili makamlara sunma faaliyetleri başlar.Haziran 1969 günü yapılan ilk Genel Kurul toplantısında  Ankara’ya bir heyet gönderilmesi kararlaştırıldı.

    *Eylül 1969 da İstanbul-Ankara daki hemşehrilerden ve Başpınar ve Köylerinin muhtarlarından oluşan 27 kişilik heyet,zamanın Başbakanı’nı ziyaret ederler.Heyet toplantı sonucu umutla geri döner.Derneğin yetkilendirdiği temsilciler daha bir heyecanla gece-gündüz demeden devlet yetkilileri ve Karayolları ile irtibata geçerler.Çabalar sonucu konu Keban Barajı Koordinasyon Kurulu’na girer.

    *Nihayet Haziran 1970 de toplanan Keban Barajı Koordinasyon Kurulu köprü yapımına karar verir.Köprünün yapımı için Karayolları ve DSİ görevlendirilir.Kararın öğrenilmesi hemşehrilerimiz arasında sevinç yaratır.Nisan 1971 tarihinde yapımcı TCK ile finansor DSİ köprü yapımı konusunda protokol imzalar,bütçeye ödenek konur,izinler alınır.

    *Tüm bu güzel gelişmeler sonucu köprünün yapımına başlanılması bekleniyordu.
    Ama bu arada 12 mart muhtırası ile hükümet değişmiş,yeni kurulan hükümetin ilgili Bakanı
    ise köprüye gerek olmadığı yolunda açıklama yapmıştı.Bu karar herkesi adeta şok etmişti.
    Tüm çabalara rağmen Bayındırlık ile TCK olaya ağırlıklarını koymadığı için Kasım 1971 de toplanan Keban Barajı Koordinasyon Kurulu köprü yapımını iptal etti.
    Genelkurmay’a konu ile ilgili başvurulur cevap TCK kararına uygun olur.
    Ayrıca,Başpınar muhtarlığı ve Dernek köprü yapımının iptal kararını Danıştay’a götürür,Danıştay iptali hükümet tasarrufu olarak yorumlar ve reddeder.

    *Bu gelişmelere rağmen Dernek mücadelesinden asla vazgeçmemiş ve vazgeçmeyeceğini de
    ilgililere her platformda ifade etmiştir.Ankara’ya heyet üstüne heyet gönderilmiş ve bir çıkış
    yolu aranmıştır.1972 yılında Karayolları’na tekrar başvurulmuş zamanın G.Müdürü ile bir görüşme yapılmıştır.
    Bu görüşmede G.Müdür ‘’Keban yasası su altında kalan yol ve köprülerin yenilerinin yapılması konusunda amir hüküm niteliği taşır.’’Davanızda haklısınız ama köprü harici bağlantı yolları maliyeti artırıyor  şeklinde açıklamada bulunur.Heyet yetkilisi köprünün
    devletçe yapılması durumunda yolun dernek tarafından yaptırılacağını söyler ve mükellefiyet altına girilmiş olunur.

    *Kollar sıvanır, tüm bağlı köylerle temasa geçilerek durum anlatılır.
    Hekmeler mevkiinde tespit edilen yere köprü yapımı ile buraya inecek yol güzergahı gündeme alınır.Dernek kendi imkanlarını kullanarak, muhtelif yerlerden hurda dozer, greyder ve kepçe temini ile bu araçları onararak Başpınar-Hekme güzergahındaki yol inşaatına Ağustos 1972 yılında başladı.
    Yol yapımı hemşehrilerimizin katıldığı bir çalışma grubuyla yürütüldü.

    mta

    *Bu arada İstanbul’da büyük bir mali yardım kampanyası başlatıldı.Tüm köy temsilcileri yardım toplamak için yoğun çaba harcadılar.Köylerden  ve  Gurbette toplanan yardımlar sonucu;iki sene içerisinde, yol yapımında çalışan hemşehrilerimizin özverili tutumları ile  16 km'lik yol 1974 de bitirildi.

    * Ve yıl 1974 Keban Barajı su tutmaya başlamış su altında kalmaya mahkum Başpınar ve Aksöğüt köprüleri tehlike göstermeye başlamıştı,iki köprüde sökülecekti.
    Köprülerin enkazının TCK tarafından satışa çıkarıldığı öğrenildi.
    Yetkili temsilci Hüseyin Sipahi ilgili makamlara başvurmuş,fakat mevzuatın izin
    vermemesi nedeniyle satınalma yapılamamıştı.
    Çünkü enkaz resmi bir yere satılabiliyor ve mutemetlik belgesi gerekiyordu.
    Arapgir Belediyesi büyük bir kadirşinaslık örneği göstererek bu belgeyi vermiş ve köprülerin enkazı Dernekçe satın alınmıştır.Köprü sökümü uzman kişiler ve hemşehrilerimizin özverili çalışmalarıyla 1974 de yapılmıştır.Daha sonraları bu enkazlar,birçok ihtiyaçlarda finans kaynağı olarak kullanılmıştır.

    *Köprü ile ulaşım sona erince dernek  bir kayık yaptırmaya koyuldu.Önceleri kürekle
    Geçiş yapılırken sonraları Karayolları 8.Bölgeden sağlanan bir motor ile ve daha büyük
    bir kayıkla geçiş yapılmaya başlandı.

    arşiv
    Böylelikle küçük  binek araçların  ulaşımı da sağlandı.Kayık çalıştırma işi 1984 yılına kadar devam etti.Kayığın çalıştırılmasında  hemşehrilerimiz görev almışlar
    ve gerçekten olağanüstü gayretlerle bu işi yürütmüşlerdir.Sonrası mı feribot...

    arşiv

    *1975 yılında köprü yaptırılması amacıyla yine çok yoğun çalışmalar olmuştur.
    Ancak tüm başvurular ve çabalar boşa çıkıyordu.Bu arada çalışmaları sürdürülen ve yıllardır tahsisat aktarılan Başpınar-Çemişgezek yolu da bir türlü bitirilemiyordu.
    Dernek bilgilendirici broşürler hazırlayıp basınla da ilişkiler kurmuş ve konuyla ilgili haberler yayınlatmıştır.
    Özellikle yerel Özden ve Gurbet gazeteleri konuyu sürekli gündemde tutmuştur.

    *Bu arada TCK G.Md.lüğü köprü yapımı için proje ihalesi açar.Projenin yurt dışında yapılması zorunlu olduğundan katılım hayli az olur,ihalede yapılmaz zaten.
    Ekim 1977 de Başpınar Köyleri temsilcileri ile Dernek temsilcileri dönemin Bayındırlık Bakanı ile Başbakanını ziyaret ederler fakat somut bir sonuç alamazlar

    *Karayolları ile DSİ köprü yapımına gerekli ilgiyi göstermiyor ve işin üzerine yerine getirilmesi gereken bir görev anlayışıyla gitmiyorlardı.
    1978 yılında bir heyet Ankara’ya giderek Karayolları G.Müdürü ile bir görüşme yaptı.Köprü yapım yerinde bir etüt yapılması sözü alındı.
    Ayrıca yıl içinde Ankara heyeti bıkmadan usanmadan ilgili makamları ziyaret edip
    köprü isteklerini yinelediler.

    *Çünkü Dernek,taahhüt ettiği 16 km.lik yolu en güzel şekilde ve kısa sürede yapmış,
    Bunun karşılığında köprüyü yıllar önce taahhüt etmiş olan devlet,bu taahhütünü
    yerine getirmemişti.

    *1979 ve 1980 yıllarında da yapılan çalışmalar ve istekler gerek Ankara’ya ve gerekse TCK 8.Bölgeye ulaştırıldı.12 Eylül 1980 müdahalesiyle faaliyetler durduğundan,1984 Mart ayına kadar köprü konusunda ciddi çalışmalar yapılamadı.

    *Baraj sahasında feribot tahsisleri başlayınca ilgili makamlara feribot için başvuru yapıldı.
    Sonuç çıkmayınca Hüseyin Sipahi Aşvan tersanesinde denizcilik işletmesinden sağlanan motor ile kendi imkanları ile bir feribot yaptırdı.
    Temmuz 1984 den itibaren feribot işletilmeye başlandı.Bu feribot yöre halkının  ulaşım çilelerini büyük ölçüde gidermiştir.

    arşiv

    *Köprü yaptırma faaliyetleri devam ederken Karayolları G.M.lüğüne, derneğin yolu yapma sözü karşısında köprü sözü veren kişi gelmişti.
    Sevinçle karşılanan bu atama, köprü yapımına pek de sıcak bakmadığı çok geçmeden anlaşılınca hayal kırıklığı yaratmıştı.

    *Köprü konusunda tüm kapıların kapandığı izlenimi yoğunken 1987 yılında yeniden bir umut kapısı aralandı.Malatya’ya festival için gelen dönemin Başbakanı ve Bayındırlık Bakanına durum anlatıldı ve köprü sözü alındı.
    Yıllar yılları kovaladı.Görünürde herşey yöre halkının lehinedir.Başbakanlar,Bakanlar
    söz veriyor,Karayolları mahalde keşifler yapıyor,hemşehrilerimiz yüksek mevkilere yükseliyor,nüfuzlarını kullanarak çalmadık kapı bırakmıyorlar fakat köprü sorunu bir türlü olumlu sonuçlanmıyordu.

    *Anlaşılan o ki en yetkililerin bu işe destek vermesine rağmen Karayolları köprü yapımına olumlu bakmıyor ve maliyeti yüksek gösteriyordu.
    Köprü maliyetini daha gerçekçi belirlemek için Dernek yetkilisi tarafından 1957 yılında yapılan Başpınar köprüsünün yapımcısı ile görüşülüyor yeni köprünün çok düşük maliyetlerle yapılacağı değerler öğreniliyordu.Bu bilgiler ilgili makamlara heyetler ve bireysel temaslarla anlatılıyor ama sonuç alınamıyordu.

    *Köprü konusunda talih bir türlü yaver gitmiyordu.Umutsuzluk,yerini bazen kuvvetli bir umuda bırakıyor ancak beklenmedik bir gelişme yeniden umutsuzluk getiriyordu.
    Başpınar ve köyleri,kimsiz,kimsesiz değildi...Önemli mevkilerde hemşehrileri vardı...Münevver bir halka sahipti...
    Başbakanlarla,Bakanlarla,Genel müdürlerle yapılan görüşmelerin ve alınan sözlerin haddi hesabı yoktu.
    Hiç kimse yeterli uğraşın verilmediğini de söyleyemezdi.Birçok kişi aylarca işini gücünü terketti, köprü sevdasına...Kimi maddiyatını,kimi emeğini hasretti bu işe...
    Ama olmuyordu işte...
    *İşte yeniden bir başbakanla görüşme...Ocak 1992 dernek heyeti  yeni hükümetin Başbakanı ile görüşme yapar,gerekli dosya ve belgeler kendisine tekrar iletilir.


    Artık köprünün macerası gazete ve TV kanallarında da konu almaya başlamıştı.
    Bayındırlık Bakanı ile görüşmeye sn.Ali Çoşkun ile birlikte dernek heyeti gidiyordu.
    Ancak  olumlu cevaplar bir türlü gelmiyordu.

    *Bu arada bir yandan köprü yaptırma faaliyetleri devam ederken,öte yandan yörede ulaşımı üstlenmiş olan feribot da zaman zaman sorun çıkarıyordu.
    Kah motoru arızalanıyor,kah suyun azalması sonucu sefer yapamıyor,yöre halkı çile çekmeye devam ediyordu.

    arşiv

    *Şunu da anlatmak gerekir ki,yöre halkımızın ve derneğin köprü konusundaki bu israrı kuru bir inattan ibaret değildir.
    Yapılacak olan köprü Keban yasasında da belirtildiği gibi müktesep bir hak olarak görülmüştür.Başpınar ve köylerinin köprüsü su altında kalmıştır.Olay bu kadar basittir.
    Köprünün  bunca yıldan beri yapılmamış olması yöre halkı tarafından’’haksızlığa uğranılmış’’olarak anlaşılmıştır.
    Hak mutlaka haklıya teslim edilmeliydi.ve edilecekti de...
    Ama bugün,ama yarın...Bu umuttur ve bu inançtır yöre halkını bu kadar israrlı yapan.

    *Allah,israrları,emekleri ve beklentileri boşa çıkarmayacaktı.Ve çıkarmadı da..
    Nisan 1993 Başpınar feribot alanına bir devlet adamı geldi.
    Bu kişi Erzincan Valisi Recep Yazıcıoğlu idi.Orada hazır bulunan hemşehrilerimiz, köprü
    konusunu ve macerasını anlattılar.
    Bu,sonun başlangıcıdır…

    *Engin görüşlü devlet adamı Vali,köprü olayının önemini anlar ve bu köprünün,
    devlet ve millet işbirliği ile pekala yapılabileceğini ifade eder.
    Halk zaten buna razı ve hazırdır.Umutlar yeşermiştir.
    Özel İdare eli ile ,halkın acil ihtiyacı olan köprü ‘’Devlet-Millet’’işbirliği ile yapılacaktı.

    *Yoğun bir faaliyet başlatılır.Raporlar verilir,projeler hazırlanır,gerekli toplantılar yapılır,
    geceler düzenlenir,salmalar salınır,paralar toplanır,ihaleler yapılır,çobanından, kaymakamına kadar herkes çabasını ortaya koyar.

    *Kısa sürede köprü projesi ve yapım programı yürürlüğe konur.
    Dolgu başlama aşamasına gelinir.
    İşin başlayacağı zamanda Temmuz 1993 Başbağlar olayı olur.
    Terör Başbağlar’ı basar ve 33 hemşerimizi şehit ederek,Başbağlar köyünüde yakarlar.
    Bu olay yöremizde büyük üzüntü ve  acılar yaratır.

    *Köprü inşaatına 1993 sonbaharında başlanılması öngörülür.Nihayet Ekim 1993 günü
    Hüseyin Sipahi tarafından dolgu işine başlanır.Dağlar delinir dolgu işi hızla devam eder.

    *Köprü dolgusu yapılırken 1994 yılına girilir ve bu arada Başpınar feribotuna terör
    saldırır ve yakarlar..Feribot suya batar.Yine hüzün, acı çöker, moraller bozulur…
    Çünkü feribot yörenin can damarıydı.Kısa sürede feribot kiralanır ulaşım sağlanır.
    Yakılan feribot sudan çıkarılır ve iki ay içinde eski durumuna getirilir.

    *Dolgu devam eder ve 1995 yılıda biterken,yıl sonuna doğru çelik kazıklar çakılması tamamlanır.Beton ayaklar ve köprü paneli yapımı hızlanır.Ek ödenekler temin edilir.

    arşiv
    Ocak 1996 köprü ayağı çalışmaları başlar ve zor koşullar altında Mayıs 1996 sonu bitirilir.Artık köprü ayağı ve dolgu tamamdır.Sıra panel köprünün konması ve açılışa gelmişti.
    Tüm köprü yaptırma organizasyonu ve yapım işalanları özverili çalışmalar yaparlar.
    TV kanalları olayla yakından ilgilenirler.
    Açılış günü 24/08/1996 olarak belirlenmiş ve açılış çalışmaları başlamıştı.
    Açılış, köprü sürülmeye hazır koşullar olmayınca yapılamadı ve seneye bırakıldı.

    * Yıl 1997
    Başpınar Köprüsü’nün Açılışı 13/09/1997
    Bugün yöre halkının mutlu günüdür.Ve fırat vadisi böyle bir kalabalık ve coşku görmemiştir.
    Bugün Başpınar ve Köylerinin sevinç günüdür.

    *Yaklaşık 30 yıl süren köprü mücadelesinde yapılan çalışmalar,gösterilen çabalar,
    çekilen çileler ve kahramanlar ‘’buraya sığmayacak kadar’’anlatmakla,yazmakla bitmez.
    Bu köprü,bir kararlı önderin ve özverili yöre halkının’’neler yapabileceğinin’’anıtıdır.
    BAŞPINAR VALİ RECEP YAZICIOĞLU KÖPRÜSܒnden her kim geçerse,bu insansever devlet adamından ve eseri meydana getirmede hizmeti geçenlerden dualarını eksik etmesinler.

    Teşekkürler   Başpınar ve Köyleri Köprü ve Yol Yaptırma Derneği ve Yöre Halkı
    Teşekkürler ‘’Toplu iğnenin ucu kadar dahi’’Emeği Geçen Kim Varsa

    BAŞPINAR KÖPRÜSÜ DESTANI


    Koşun vatandaşlar bugün şölen var,
    Coşkunun,sevincin selidir köprü.
    Yüreklerde çarpan büyük tören var
    Bu anlamlı günün dilidir köprü.

    ''Başpınar Köprüsü''adını taşır
    Ne kadar methetsek ona yaraşır
    Fırat yavaş yavaş gelir ulaşır
    Çevre insanın gülüdür köprü.

    Yılların emeği, gurur ürünü
    Unutturdu şimdi bugüne dünü
    Kutlarız milletçe bu mutlu günü
    Fırat sularında halıdır köprü.

    Büyük bir emekle dağlar yarıldı
    Binlerce metreküp toprak atıldı
    iki yaka birbirine sarıldı
    Hizmette yarışın koludur köprü.

    Fırat üzerinde bir ipek kanat
    Teknikte bilgide büyük bir sanat
    Şükür gerçekleşti hayırlı maksat
    Türk'ün üstün gücü elidir köprü.

    Başpınar köprüsü akla gelince
    Yirmibeş köy ortaktır bu sevince
    Dağlar sesleniyor inceden ince
    Şu yüce dağların yelidir köprü.

    Halkın katılımı, devlet desteği
    Oluşturdu bu görünen gerçeği
    SİPAHİ'nin unutulmaz emeği
    Bedeninde saklı,doludur köprü.

     

     

     

    Başpınar yönüne yeni kan verdi
    Hayat verdi, umut verdi, can verdi
    Eğin tarihine büyük, şan verdi
    Sana hor bakanlar delidir köprü.

    Muratsuyu. Munzursuyu,Karasu
    Hepsi de Fırat'ın birer yavrusu
    Kebangölü oldu sular dokusu
    Barajın yeşeren dalıdır köprü.

    Fırat Bingöllerden gelir koşarak
    Yüce dağlar. vadileri aşarak
    Bazen ağır ağır bazen coşarak
    Bu doğal hayatın telidir köprü.

    VALİ'miz hizmette övgüye değer
    Gayretiyle doğdu bu büyük eser
    Adını söyleşir dağlar dereler
    Bugünkü şölenin balıdır köprü.

    Çevreye, ulusa hayırlı olsun
    Gönül evlerimiz neşeyle dolsun
    YAZICIOĞLU adı ebedi kalsın
    Yurdumuzun ortak malıdır köprü.

    Çalınsın çalgılar, davul vurulsun
    Oynansın oyunlar, kollar yorulsun
    Serilsin çarşaf1ar sofra kurulsun
    Seni kutlamanın yeridir köprü.

    Köprü gurbetçiye çok heves verir
    Gönüllere dolan bir nefes verir
    Mehmet Şimşek, Başpınar'a seslenir
    Bu aziz vatanın yoludur köprü.

    Mehmet Şimşek (Ocak köyü)
     

     

    Başpınar Kalkındırma ve Yardımlaşma Derneği Resmi Web Sitesidir - 2006
    Sitede yayınlanan yazı,belge ve resim v.b. konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz...
    Ere
    Net Bilgisayar Otomasyon ve Eğitim  Dış Ticaret A.Ş.Tarafından Tasarlanmıştır